Sokakağzından Behramkale ve Assos 'a Gideceğiz.

Sabah erkenden kalkıp sahilde yürüyüş yapıyorum . Bu gün deniz biraz dalgalı görünüyor.
Kahvaltı sonrası Behramkale ve Assos 'a doğru yola çıkıyoruz. Yolda karşıda görünen kara parçası ise yakındaki Midilli adası.
Yaklaşık yarım saatlik bir araba yolculuğu sonrası Behramkale 'ye ulaşıyoruz. Burada aracımızı aşağıdaki otoparka bırakıp yürüyerek yokuş yukarıya çıkıyoruz.
Çevrede çok sayıda çoğunluğu yörük olan satıcılar bulunuyor. Yörükler belki de dünyanın en çalışkan insanları, O sıcakta sahillerde ,burada teyzeler tatlı dilleriyle sürekli ürünlerini satmak istiyorlar. Duyduğumuz kadarıyla köylerinde de hiç yerlerinde durmaz , çalışırlarmış.
Behramkale 'de bir cafe 'de oturup bir şeyler içtikten sonra Assos'a doğru yola çıkıyoruz.Assos sahile gelince biraz yürüyüş yapıyoruz.
Buraya uzun yıllar önce gelmştim. Restoranların bulunduğu bölge pek değişmese de yolun sonundaki koyda ki beach 'ler dikkatimi çekti. Bir diğer fark ise Sokakağzında bu gün deniz dalgalı fakat burada oldukça sakindi.Sıcak havada dolaşırken dondurma yiyor , sonrasında sahildeki bir resoranda oturup atıştırıyoruz.
Sahilde biraz güneşlendikten sonra
Sokakağzı Koyuna doğru yola çıkıyoruz..Yolda karşılaştığımız dev antik tiyatro ve yapılar medeniyetin burada olduğunu gösteriyor.
Sokakağzı 'na gelince plajda rüzgarın ,denizde dalganın azalmış olduğunu görüyor ve plaja geçiyoruz. Sahilde  çok güzel yapılmış bir Çibörek yedikten sonra denizde yüzüyoruz.
Bu gün akşam yemeğini koyu tepeden gören bir manzaraya sahip olan restoran'da yiyeceğiz.Burasının kuşbakışı manzarası çok güzel görünüyor.
Yemek'de olmazsa olmazımız olan kabak çiçeği dolması yine menümüzde yer alıyor.
Bu akşam yemekte Türk sanat Müziği Grubu'da müzikleriyle bize eşlik ediyor.
Yemek sonrası sahilde biraz dolaşıyor , sonrasında motelimize gidip uyuyoruz.

Bu gün Assos'da Koyunevi Köyü ve Sivriceye Gideceğiz

Assos Sokakağzındaki Motelimizde sabah erken kalkıp yüzüyor ,
sonrasında kahvaltı ediyoruz.
Bu gün sahile bir kaç km uzaktaki Koyunevi Köyündeki Alterna köy oteline kahve içmeye gidiyoruz.
Köy meydanına aracımızı park edip biraz yürüyor, Alterna 'ya ulaşıyoruz.
Burası bizim bildiğimiz otel veya benzerlerinden çok farklı bir konsepte sahip . Köyün ortasında , köy manzaralı organik menülü lüx bir butik otel olarak tanımlayabiliriz.
Şezlong 'da güneşlenirken karşıdaki tepeden geçen bir keçi sürüsüyle karşılaşmak burası için  oldukça sıradan sayılabilir.
Tripadvisor 'da Mükemmel , Booking 'de 9 nota sahip bu otel tatil anlayışınızı monotonluktan çıkartabilecek özellikte .
Kahvemizi içtikten sonra , kımızı dut şurubunun da tadına bakıyor ve beğeniyoruz.
Tesisi gezdiğimizde beklentimizin çok üzerinde lüx odalarla karşılaşıyor ,
köyde biraz dolaştıktan yakındaki Sivrice Koyuna gitmek üzere  Koyunevi köyünden  ayrılıyoruz.
Midilli adası manzaralı yoldan geçerek
yaklaşık 10 dakika sonra Sivrice Plajına ulaşıyoruz. Burada arkadaşlarımızın önerdiği restoran'a gidince hayal kırıklığına uğruyoruz. Garson neredeyse tüm masalar boş olmasına rağmen yerlerinin olmadığını belirtiyor.
Biz yer bulma konusunda ısrarcı olunca sahibi geliyor ve '' Biz eşimle birlikte yemekleri hazırlıyoruz , yemeğimiz var yalnız akşam rezervasyonumuz tamamen dolu olduğundan yemekler ancak yetecek , bir şeyler içmek isterseniz memnuniyetle servis verebiliriz'' diyor. Değişik Ege mezeleri de yapan bu yerdeki gibi boşken '' yerimiz yok'' cevabını akşam yemeği için daha önce İtalya 'da da duymuştuk. Biz '' İçeride kimse yok acaba yemekleri nasıldır ? '' düşüncesiyle restoranlara girip her yer rezerve cevabını almış ve önce şaşırmıştık. Sivrice 'de çok sayıda salaş görünümlü iskele üzeri beach'ler bulunuyor .
Sahilde ilerlerken seyyar Çanakkale Peynir Tatlısı satan arabayı görünce denemek için alıyoruz.
Bir süre sonra yer ve yemek bulduğumuz deniz üzerinde iskelesi olan bir restoran 'da oturuyor ,
Ahtapot Izgara , Kalamar ,Girit mezesi , Haydari , Mantar salatası siparişi veriyoruz.
Bu bölgede oldukça çok yapılan Girit mezesi ağırlıklı olarak kabak ve beyaz peynir kullanılarak yapılıyor.
Ahtapot Izgara porsiyonları küçük fakat güzeldi.
Yemeğin üstüne yolda aldığımız Peynir Tatlısını yiyor ,
Midilli adası manzaralı sahile inip denize giriyoruz.
Sivrice'ye 5 dakika mesafedeki yan koyda bulunan Sokakağzı 'na dönerken yolda zeytinyağı , beyaz peynir , zeytin , beyaz sabun gibi yerel ürünler satan yerde durup ürünlerinin tadına bakıyor  ve sipariş veriyoruz.
Sokakağzındaki motelimize dönünce biraz güneşlenip denize giriyoruz.
Sonrasında akşam yemeği için restoran 'a geçiyoruz.
Bizim otel 'in kahvaltısı yerel ürünlerde içeren açık büfe , akşam yemeğinde ise çorba , 7 çeşit meze , köfte veya balık , tatlı veya meyve veriyor .
Buradaki moteller genelde yarım pansiyon .Fiyatları aynı veya birbirine yakın olsa da standartları arasında uçurum olduğunu yer değiştirince yaşayarak gördük. Özlem Motel ve Sokakağzı Motel'i beğendik. 

Güney Fransa , Batı İtalya , Toscana Bölgesi ,Kuzey İtalya 'yı Gezeceğiz.

Yaz gelmiş fakat tatile  nereye gideceğimize henüz karar vermemiştik. Güney Avrupa uçak bileti fiyatlarına baktık ve en uygun fiyatlı yerlerin gidişte Fransa 'nın Marsilya şehri , dönüşte İtalya 'nın Milano şehri olduğuna karar vererek biletlerimizi aldık. Bizim tatillerimiz çoğu zaman , genelde her zaman çok fazla noktaya uğradığımız tatiller olduğundan 12 günlük bu tatilimizde Fransa 'da 2 , Monaco 'da 1 , İtalya 'da 12 , İsviçre 'de ise 1 şehir olmak üzere toplam 16 şehre gideceğiz. Gittiğimiz çok sayıdaki tatil kasabalarının sayısını ise hatırlayamıyorum. Bu rüzgar gibi geçen 12 günde uçak biletleri , otel , toplamda 9 gün araç kiralama , yemekler , müze girişleri ,extra çevre turları ,diğer tüm extra harcamalar dahil kişi başı 1.000 Euro ödedik.
Sabah Sabiha Gökçen Hava alanına geliyor , valizlerimizi uçağa teslim ettikten sonra bir cafe ' de  kahvaltı ediyoruz.
Free shop 'da dolaştıktan sonra
uçağımıza biniyor ve Marsilya 'ya doğru yola çıkıyoruz. Bu uçak yolculuğunda kuşbakışı en güzel manzara ise Dalmaçya Kıyılarıydı ,
görüntüler tablo gibiydi. Yaklaşık 3,5 saatlik yolculuktan sonra Marsilya 'ya iniş yapıyor ,
otobüsle şehre geliyoruz.
Otobüsten indiğimiz yerin otele tekerlekli valizlerle bayağı bir yürüyüş yapıyoruz. Bu gün Fransız Devriminin yıl dönümü olduğundan tatil ve çoğu dükkan kapalı , Şehrin bu bölümü Kuzey Afrikalıların ağırlıkta olduğu bir bölge .
Sokakta evlerinin önünde oturmuş insanlar ilginç bir görüntü veriyor. Biraz tedirgin olsak da herhangi bir sorunla karşılaşmadan otelimize ulaşıyoruz. Güzel , temiz ve kısmi deniz manzaralı odamıza yerleşip
kendimizi biraz şehri keşfetmek için dışarıya atıyoruz.Otel metro istasyonuna yakın olduğundan şehir merkezine metroyla iniyoruz.
İlk bakışta şehrin sıcak ortamı göze çarpıyor.
Deniz kenarındaki büyük meydanda biraz dolaşıyor , çevreyi keşfetmeye çalışıyoruz. Karnımız da acıkmış olduğundan önceden referans aldığımız deniz ürünleri restoran'ı Toinou 'yu buluyor ,
yiyeceklerimizi seçiyoruz.
Burası çok tercih edilen bir yer . Ucuz ve lezzetli deniz ürünleri yapıyor. Ahtapot ,
değişik bir midye ,
Jumbo karides ,
Deniz ürünlü makarna
ve Tencerede soslu midye siparişi veriyoruz.
Hepsi çok lezzetli . Burası deniz ürünleri sevenler için olmazsa olmaz bir restoran . Yemek sonrası otobüse biniyor ve yarı şehir turu atıyoruz.
Şehirde gün batımı da çok etkileyici görünüyor. Güneş burada yazın gece saat 10:00 'dan sonra batıyor. Yine büyük meydana geliyoruz. O da ne ? Büyük bir kalabalık sanki üstümüze doğru geliyor. Öğreniyoruz ki bu gün 14 Temmuz , yanı Fransız ihtilalinin yıl dönümü. Fransızlar milli değerlerine çok önem veriyor. Genci yaşlısı , Afrika kökenlisi  sarışını sanırım tüm Fransızlar akın akın kutlamalara geliyor.
Hayatımda böyle bir kalabalığı çok nadir gördüm . Biraz kalsak da saat 11:00 'e yaklaştı ve çok yorgunuz. Aklımız kalsa da kalabalığı yarıp ters yöne yürüyerek metroyla otelimize dönüyoruz. Yarın Marsilya 'nın sahillerini gezeceğiz.