Bugün Prag'ı Gezeceğiz

Sabah erkenden kalkıp şehrin sokaklarını geziyorum.Bu tarihi şehir bana sıcak ve etkileyici geldi.Bira'nın  başkentlerinden biri olan bu şehirde ki festivalde Türk birasının da olması gurur verici.
Sabah gezintisinde yerel bir restoran'da keşfediyorum, akşam yemeğe buraya geleceğiz.Otel'in kahvaltısı bayağı zengin.
Özellikle üzerine kuru üzüm konarak yenen buğday püresini beğendim.Kahvaltı sonrası otelimize  çok yakın konumdaki füniküler'i kullanarak Petrin tepesine çıkıyoruz.
Yemyeşil bir park içinde Petrin Gözlem Kulesi,Aynalı Labirent de bulunmakta.
Tepe'nin diğer tarafında ünlü ve eşsiz şehir manzaralı Nebozizek restoran'ı görünce sıcak havada bir şeyler içmek için içeriye giriyoruz.Yemyeşil sakin ortamda manzarayı izlerken insana sanki zaman durmuş gibi geliyor.
Dönüşte diğer yönden tepeye çıkan insan kuyruğuyla karşılaşıyoruz.Kuyruğun sonu görünmüyor.
Yürüyerek aşağıya inip herhangi bir yerel pub'da hamburger yiyoruz.
Sonra bir Tram'a binip nehir kenarındaki Vyton 'a gelip bir tekne restoran'da etrafı izleyip bir şeyler içiyor, sonrasında yakındaki  Wysehrad Tepesine çıkıp parkı geziyor ,eşsiz Prag manzarasını izliyoruz.
Otele dönüp biraz dinlendikten sonra Zizkov bölgesindeki U Sadu isimli restoran'a gidiyoruz.
Burasını sabah yürüyüşü yaparken keşfetmiştim.Dışarıdan girişi pek belli olmayan, akşamları kalabalıktan yer bulması zor bir yer.
Biraz bekleyip bir masaya oturduk.Siyah birası çok güzeldi.Yemek olarak çorba
sonrası tavşan yedik. Trip Advisor'da 4 puanda olan bu restoranın porsiyonları büyük Yemekleri  lezzetliydi.
Garson da 3-5 kelime Türkçe biliyordu.Yemek sonrası yakındaki otelimize gidip uyuduk.

Çek Cumhuriyeti,Almanya,Avusturya Turuna Çıkıyoruz.

Bu tatilimizde Çek Cumhuriyetinde Prag ve Karlovy Vary , Almanya'da Berlin,Greiz,Dresden,Nürnberg,Avusturya'da Viyana Şehirlerine Uçak,tren ve otobüs kullanarak bir gezi yapacağız.
Sabiha Gökçen havaalanından 2 saat 40 dakika sürede Çek Cumhuriyetinin Başkenti Prag'a ulaşıyoruz.
Havaalanı servis otobüsü şehir merkezinde bulunan tren istasyonunda bizi bırakıyor.Tanımadığımız bir şehirde taksicilerin kazıklama ihtimaline karşı temkinli yaklaşıyoruz.Bir bayan taksiciye otele kaç paraya gideceğini soruyor ve taksimetre ne yazarsa cevabını alınca zaten uzak olmadığımızdan biniyoruz.Navigasyon kullandığımızdan taksilerin yolu uzatma şansı pek bulunmuyor.Fakat bayan taksici o kadar ciddi ve disiplinli ki bizi kendisine hayran bırakıyor.Navigasyonunu açıp en kestirme yoldan bizi otelimize götürüyor.
Açıkçası ben şimdiye kadar bu kadar mükemmel bulduğum bir taksici görmedim.Turistik bölgeye yakın fakat içinde olmayan ,daha fazla yerel halkın yaşadığı otelimize yerleşiyor, sonra şehri tanımak için kendimizi dışarıya atıyoruz.Çeklerin para birimi Koruna olduğundan kazıklanma olasılığı olan para bozma konusunda temkinli davrandığımızı düşünüyor otelde 1 Euro=23 Koruna'dan paramızı bozmuyoruz.
Şehir merkezinde bir döviz bürosunda 1 Euro = 25 Koruna yazıyor.Bizde bu fiyata bozdurduğumuzu sanıp Euro'muzu veriyoruz.Döviz bürosu dolandırıcı çıkıyor.Çünkü fiyat tablosunda bizim baktığımız bölümde bu kur yazsa da altına karınca harfleriyle 1.000 Euro üzeri içindir yazmış.Bizim paramızı 1 Euro= 20 Koruna'dan bozmuş.İtiraz etsekte imza aldığından sonuç alamıyoruz.Bir başkası da bürodaki adamla bayağı tartışıyor fakat sonuç alamıyor.Önerimiz döviz bürosunda bozacağınız rakamın kaç paraya denk geldiğini hesap makinesi ile hesaplatıp size gösterilmesini sağlayın.Bu güzel şehirdeki tatsız başlangıçtan sonra Vitava nehrinin üzerindeki köprüden geçip
tekne turlarına bakıyor ve  old town'a geliyoruz.
Prag eski şehir meydanı tarihi,düzenli ve etkileyici görünüyor.Yaz olduğu için çok kalabalık.Bu meydan'da dünyanın en eski 3. çalışır saat kulesi Orloj diğer adıyla Astronomik saat kulesi bulunuyor.
Bu arada meydanda 1 Euroyu 25 Koruna'ya bozan gerçek döviz büroları olduğunu görsekte moralimizi bozmamaya çalışıyoruz.Karnımız acıktığından bir restoran bulup oturuyor,

bol sebzeli  Bramboracka
ve kremalı Çorba ,
yerel tavşan etli yemek ,
adını anlayamadığım yerel bir yemek
ve siyah bira siparişi veriyoruz.Bu ülkede tavşan etli yemekleri gerçekten güzel yapıyorlar.Siyah biraları ise şu ana kadar içtiğimiz biraların en iyisiydi.
Yemek sonrası toplu taşım kartının nerelerde nasıl kullanıldığını araştırıp biraz dolaştıktan
sonra otelimize dönüyoruz.

Sagrada Familia ve Gaudi'nin Diğer Eserlerini Gezeceğiz

Sabah kahvaltısını bu tatilimizin diğer günleri gibi yerel bir restoran'da yapıyor,
metroyla Gaudi'nin 2026 yılında tamamlanması beklenen eseri Sagrada Familia Katedraline gidiyoruz.Metro'dan çıkınca katedral sizi karşılıyor.
Bu yapının bir insanı etkilememesi imkansız gibi görünüyor.Kış olduğundan içeri girmekte fazla kuyruk beklemiyor , 17 Euro 'ya biletimizi alıp içeri giriyoruz.Bu yapıda herkes etkileyici farklı şeyler bulabilir.Beni en çok etkileyen müthiş matematik hesabıyla vitraylar aracılığı ile sergilenen ışık oyunları oluyor.
Öyle bir yapı ki güneş ışığıyla renkler disko ışıkları gibi değişiyor. Katedralden ayrılıp metroyla Passaig de Gracia caddesindeki Gaudi'nin bir diğer eseri Casa Mila 'ya ,
sonra bir kaç yüz metre aşağıdaki Casa Battlo 'yu izledikten
sonra cadde üzerinde cafe'lerin birinde oturup dinleniyoruz.
Pasta ve rose şarap siparişi veriyoruz.Rose şarap burada bu şehirde güzel ve populer.
Daha sonra yürüyerek Mercat de La Boqueria pazar yerine geliyoruz.Bu ünlü ve en turistik pazar yeri çok kalabalık.
Yemek yiyecek istediğimiz gibi boş bir yer bulamayınca yine buradaki Organic isimli ayaküstü restoran'dan Hint yemeği alıp
herkes gibi arkadaki parktaki banklara oturup yiyoruz.
Yemek sonrası La Rambla ve yan caddesinde dolaşıp
sonra metroyla Plaza de Espana 'ya geliyoruz.
Bu bölgede Venedik kuleleri ,fuar alanı yanı sıra müzeler de bulunuyor.Biz eski boğa güreşi arenası , şimdiki alışveriş merkezine gidiyoruz.Burada bir konser olacağı bilgisini almıştık fakat kışın olmadığını öğrenince önce 1 € ödeyerek asansörle alışveriş merkezinin tepesine çıkıyoruz.Buradan şehir kuşbakışı çok güzel görünüyor.
Çok sayıda lüks sayılabilecek restoran'da var.Fakat fiyatlar şehir merkezindekilerden pek farklı değil.Daire şeklindeki bu katı turlayıp içeriye giriyoruz.Birazdolaşıp alt kattaki bar'da oturup rose şarap siparişi veriyoruz.
Yiyecek alışverişi için Barselona oldukça pahalı, burada ayrıca büyük bir gıda marketi bulunuyor.Daha sonra La Rambla'ya dönüp akşam yemeğini ara Carrer Del Carme, 7'de yiyoruz
.Burada değişik biralar da bulunuyor. Ben tavşan siparişi veriyorum.
Oldukça güzeldi.Yemek sonrası otelimize gidip uyuyoruz.Sabah kahvaltımızı La Rambla'nın ara sokaklarında ,Carrer de Santa Anna 19 'da ki El mos cafede yapıyoruz.
Sonrasında Eurobus otobüsümüze binip
Türkiye'ye dönmek üzere hava alanına gidiyoruz.

Barselona'da Park Güell,Barselonatta'yı Geziyor,Teleferiğe Biniyoruz.

Otelde kahvaltı hariç kaldığımızdan Barselona'da her gün farklı bir yerde kahvaltı etmek istiyoruz.Şehirde kahvaltı alternatifi çok olduğundan kahvaltısız bir otelde kalarak kendimize otel monotonluğunun dışında farklı bir aktivite yaratmış oluyoruz.Bu gün şehirde popüler bir yer olan Milk'e gidiyoruz. Caputxes, 1008003 Barselona adresinde ki
Burada orijinal kahvaltılar bulunuyor.Biz English Breakfast'ı tercih etsek de, diğer masalara gidenleri görünce keşke onlardan deneseydik diyoruz.
Fakat İngiliz kahvaltısı da oldukça iyi sayılırdı.Bölgede ki pastaneler dikkat çekiyor.
Kahvaltı sonrası 14.yy.'da yapılmış Barselona katedraline gidiyoruz.
Katedralin çevresi yeni yıl hazırlıkları nedeniyle panayır gibi.Katedral'e giriş ücretsiz.Katedral'den çıkınca yanındaki parkı geziyor,
yakınındaki büyük pazar yerine giriyoruz.Burası La Boqueria'yı andırıyor.Yemek yiyecek yerler de bulunuyor.
Dışarı çıkıp biraz yürüyor, 
farklı ülkelerde de şubeleri bulunan Pastane BUBO'ya geliyoruz.
Burada ki pastalar adeta birer sanat eseri gibi görünüyor.

Şampanya eşliğinde lezzetli bir pasta ziyafeti sonrası Barcelonatta'ya gidiyoruz.Kış olsa da denizde yüzenler dikkat çekiyor.

Biraz ilerideki Teleferica Del Puerto'ya geçip buradan teleferikle karşıya geçeceğiz.Teleferik ücreti tek yön € 11 olsa da şehri
 kuşbakışı izlemek için bu rakama değiyor.
Bayağı eğlenceli bir yolculuktan sonra

Karşı tepeye geldiğimizde El Pla De Barcelona'da 

şehri kuşbakışı gören cafede oturup 
bir sürahi Sangria siparişi veriyoruz.

Sangria ziyafeti sonrası merdivenlerden 

yürüyerek aşağı inip metroyla Gaudi'nin eserlerinden Park Guell 'e geçiyoruz.
Park Güell'i para ödeyerek gezebileceğiniz gibi
ihtişamlı bahçesini ücretsiz gezebilirsiniz.Aynı yerde Casa Museu Gaudi'de bulunuyor.
Daha sonra merdivenlerden aşağı 
indiğimiz yerdeki duraktan otobüse binip La Rambla'ya dönüyoruz.Otobüse binmeden önce karnınız açsa köşedeki Subway'in 
sandviçleri oldukça güzel.Otel de biraz dinlenip yürüyerek akşam yemeği için önünde kuyruk oluşan 
Carrer de Montcada, 22, 08003 Barcelona adresindeki Xampanyet restoran'a geliyoruz.
Sıranın önünde bulunduğumuzdan kapı açılınca istediğimiz yeri seçme şansımız oluyor.

Garson'a tamamen yerel ürünlerden tercihine göre yiyecekler getirmesini rica ediyoruz.

Yerel şampanya eşliğinde yediğimiz bu yemek oldukça güzeldi.4 kişi € 100 hesap geldi.
Restoran'dan çıkınca yakında bir tiyatro ve tarihi cafe'sini keşfediyoruz.Oyun henüz başlamadığından oturacak yer bulmakta zorlansak da bir masa bulup self service kahve alıyoruz.
Çok orijinal bir yer.Çıkınca La Rambla'da biraz yürüyüş yapıp otele gidip uyuyoruz.